description       executive summary       screening, encoding, recommendations       articles       links

POST main page

 

Değişen Kitaplar, Değiş(mey)en Tarih?*

Yenilenen Tarih Kitapları Üzerine Birkaç Söz

Hakan Karahasan**

 

Tarih deyince aklınıza ne geliyor? Geçmişin ta kendisini mi? Yoksa, geçmişe dair anlatılar bütünü mü? Peki ya hikâye? Eğer adına tarih dediğimiz şey geçmişe dair bir anlatılar bütünü ise, “objektif bir tarih” anlayışından ne kadar bahsedebiliriz? Tarih ile ulusal kimlik ve resmi politika arasında ne gibi bir ilişki vardır? Kıbrıs tarihi ve tüm bunlar arasında ne gibi bir ilişki söz konusudur?

Yıllardır, Kıbrıs gibi özellikle son yüzyılın büyük bir kısmınının karşılıklı çatışma üzerine kurulmuş olduğu bir adada, tarih yazımı daha çok ulusal kimlik oluşturma amacıyla kullanılmış ve resmi politikanın, deyim yerindeyse, çığırtkanlığını yapmıştır. Başka bir değişle, Kıbrıs’ın her iki tarafında yazılan tarih kitapları bireyleri geçmişte olan olaylar hakkında bilgilendirmekten çok, ulusal kimlik anlayışına bağlı bireyler yetiştirme amacıyla yazılmıştır. Bir örnek vermek gerekirse: Kuzey Kıbrıs’ta Dr. Vehbi Zeki Serter’in yazmış olduğu tarih kitaplarındaki ana amaç kitabın daha hemen başlarında, “Kıbrıs Anadolu’nun coğrafik bir uzantısıdır” şeklinde belirtilmiştir.

Peki yenilenen kitaplarda durum nasıl? POST Araştırma Enstitüsü’nün yayımlamış olduğu ve UNDP-ACT tarafından desteklenen projenin[i] bulguları bu bakımdan bayağı ilgi çekmekte: Örneğin, eski ve yeni kitaplar arasındaki en önemli farklardan birisi, kitaplarda var olan “söylem stratejisidir.” Eski kitabın söylem stratejisi “Kıbrıs Anadolu’nun coğrafik bir uzantısıdır” şeklindeyken, yenilenen kitapların “söylem stratejisi” ise “Anavatanımız Kıbrıs’tır” anlayışı etrafında şekillenmektedir. Yeni kitapların bir diğer önemli özelliği ise, öğrencilere verilen bilgiyi yorumlayıp analiz etme fırsatı tanıması olarak ifade edilebilir. Kitabın içerisinde var olan karikatürler sayesinde, öğrenciler verilen bilgiyi kuru kuruya almayıp, üzerinden düşünme ve sınıf ile tartışma şansına da sahip olmaktadır. Kitaptan bir örnek vermek gerekirse; “Kıbrıs’ı üç kez fethettikleri halde neden Mısırlılar ada medeniyeti üzerinde fazla bir etki bırakmadılar?” Bu veya buna benzer sorular ile amaç, öğrencilere olaylara farklı bakış açılarından bakabilmelerini teşvik etmek olarak ifade edilebilir.

Söylem stratejisinde yapılan değişikliğe verilebilecek bir başka örnek ise şu: Özellikle Kıbrıs Tarihi 1. cilt içerisinde şehir/köy isimleri tanıtılırken hem Türkçe hem de Rumca isimlere yer verilmesi. Böylece, öğrenciye adada Kıbrıslı Rumların da yaşadığı ve Kıbrıs kültürünü paylaştığını bilgisi öğretiliyor. Kitabın “öğretmen anlatır – öğrenci dinler” gibi çağdışında kalmış öğretim anlayışı yerine “öğrenci merkezli” bir anlayışla yazılmış olduğu, kitabın birçok yerinde öğrencileri düşünmeye ve verilen bilgiyi analiz etmeye teşvik etmesi ile açıklanabilir. Bunu yanında; kitabın kapağı, kullanılan kâğıdın kalitesi, karikatürler, kullanılan renkler sayesinde öğrenciler tarih dersininin sırf kronolojiden ibaret olmadığını, tarih dersinin eğlenceli de olabileceğini görme fırsatına sahip olmuşlardır.[ii]

Kitabın bir diğer önemli özelliği; eski anlayışın aksine, ulusların tektip (homojen) olmadığını, her ulusun kendi içinde birden fazla düşünceye sahip olduğunu göstermesidir. Kıbrıs Tarihi cilt 3’de yer alan, AKEL ile Kilise arasındaki bazı düşünce farklılıkları buna bir örnek olarak verilebilir.

Yenilenen kitapların bir diğer özelliği ise, sosyal tarihe yapılan vurgudur  – ki eski kitapta sosyal tarihe dair hiçbir unsur bulunmamaktaydı. Böylece, öğrenciler tarihin sadece savaşlardan ibaret olmadığını, yaşadığı bölgenin, tuttuğu futbol takımının da tarihinin bir parçası olduğunu görebilme fırsatın sahip olmaktadır.

Kısaca tekrar etmek gerekirse: Ortaokullarımızda şu an okutulmakta olan Kıbrıs Tarihi kitapları ile eski Kıbrıs Tarihi kitabı arasındaki en temel farklardan birisi, eski kitabın yöntem ve yazım tarzı olarak çağdaş anlayıştan uzak, “öğretmen anlatır-öğrenci dinler” düşüncesine sahip olduğu; yenilenen kitaplarınsa, çağdaş tarih anlayışı gözetilerek, öğrenci merkezli bir anlayış güdülerek yazıldığıdır. Bu bile, başlı başına, önemli bir değişiklik olarak görülebilir.

 

** Hakan Karahasan - Girne Amerikan Üniversitesi, Halkla İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi ve POST Barış için Eğitim Projesi Teknik Danışmanı

 

* Bu yazının başlığı Louis Althusser’in “Bitmiş Hikâye, Bitmemiş Tarih” adlı makalesinden esinlenilerek oluşturulmuştur. Daha fazla bilgi için, bkz: Louis Althusser “Bitmiş Hikâye, Bitmemiş Tarih”. Çev. Mahmut Özışık, İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları. İstanbul: İletişim Yayınları, 1994.

[i] POST Araştırma Enstitüsü’nün, Doç. Dr. Niyazi Kızılyürek danışmanlığında, UNDP-ACT’ın desteği ve USAID’in finansal katkısıyla ve KTOEÖS Tarih Araştırmaları Merkez’inin destekleri ile “Değişen Orta Okul Kıbrıs Tarihi Kitaplarının Karşılaştırmalı Analizi” başlıklı “Barış için Eğitim II” projesinin tamamı için http://www.postri.org/efp2 internet sitesi ziyaret edilebilir.

[ii] Bu düşünce Meltem Onurkan Samani tarafından dolaylı olarak “Barış için Eğitim II” projesi kapsamında yapılan röportajda dile getirilmiştir.